Hızlı Randevu

Hastane Randevu talebim için aranmak istiyorum.

Hastane Randevu

Hastane Randevu talebimi şimdi oluşturmak istiyorum. RANDEVU AL

"Ücretlendirme hakkında bilgi almak için
444 77 99 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz"

Boy Kısalmasını Küçümsemeyin!

Boy Kısalmasını Küçümsemeyin!

Kemik erimesine bağlı gelişen kırıklar ve buna bağlı şikâyetler kendini hemen belli etmediği için fark edilemiyor. Boyda kısalma, kamburlaşma, bel ve sırt ağrıları yaşayanlar dikkat. Temkinli olmakta yarar var. Osteoporoz yani kemik erimesi günümüzde en sık görülen hastalıkların başında geliyor. Kemik erimesine bağlı olarak kalça kemiklerinde, omurgada ve el bileklerinde kırılmalar yaşanabiliyor. Hatta belirgin derecede boyda kısalma ve kamburluk sorunları da görülebiliyor. Osteoporoz, erken tanı konulmaz ve tedavi edilmezse hastayı yatağa mahkûm edebiliyor.

Central Hospital’dan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. A. Şahap Demirboğan uyarıyor: “Boyda kısalma, sırtta kamburlaşma, bel ve sırt ağrıları yaşanıyorsa hemen uzman bir hekime başvurulmalı.”

Osteoporoz yani bilinen adıyla kemik erimesi; kemik mineral yoğunluğunun azalması ve yapısında oluşan değişiklikler sonucu kemiğin kırılganlığının artmasıyla meydana gelir. Kemik dokusu, büyüme çağında ve büyüme tamamlandıktan sonra da sürekli kendini yenileme özelliğine sahip. Kemik yenilenirken aynı anda yıkım ve yapım olayı gerçekleşir.

Büyüme çağında kemik yıkımından daha çok yapım olur. Kemikler uzar, kalınlaşır ve güçlenir. Bu devrede ihtiyaç olan kalsiyum ile D vitamini mutlaka karşılanmalı. Ayrıca kemik yapımının uyarıcısı olan egzersizi de ihmal etmemek gerekir.

Spor yapan kişilerde kemik erimesi az

Büyüme çağında kemiklere yük verildikçe, bu yükü karşılayacak şekilde kemikler büyür ve güçlenir. Bu güçlenme ve büyüme 19 yaşında gerçekleşir. Böylece kişinin ömür boyu taşıyacağı kemiğin yüzde 98-99’u oluşur. Yapılan araştırmalarda büyüme çağında spor yapan kişilerde, spor yapmayanlara göre kemik erimesinin çok daha az olduğu görülmüştür. Kişinin hayatı boyunca kullanacağı ve ulaşabileceği en yüksek kemik kitlesi yani doruk kemik kitlesi, 26-27 yaşında en yüksek noktaya gelir. Bu doruk kemik kitlesi, yüzde 60-80 genetik faktörlere bağlı olarak gelişir. Kalıtım dışında ise beslenme, egzersiz ve çevresel faktörler de oldukça etkilidir.

30 yaşında kemik ölçümü şart

Bir kişi hayatı boyunca kullanacağı kemik miktarını öğrenmek istiyorsa ve genetik risk ihtimali de varsa 30 yaşında kemik ölçümü yaptırmalı. Böylece kemik erimesine karşı erken önlem alınabilir. Kemik erimesinde erken tanı çok önlemdir. Genellikle şeker, kolesterol ve hormon seviyeleri için düzenli kontroller yaptırılır ancak vücudun direği olarak kabul edilen kemikler için nedense bir ölçüm yaptırılmaz. Kemik ölçüm cihazlarıyla yapılan tetkiklerde ışın (şua) alımı yok gibidir. Neredeyse bir akciğer filminde alınan ışının (şuanın) 200’de biri kadardır. Kemik ölçümü, oldukça kolay bir yöntemdir. Hasta yatakta uzanmış haldeyken kemik ölçüm cihazı vücuda değmeden üzerinde gezdirilir. Ölçüm öncesinde ilaç almak, aç kalmak gibi herhangi bir hazırlığa da gerek yoktur.

Sessiz hırsız osteoporoz

Kemik dokusundaki yapım-yıkım işlevi yaşlanmayla birlikte yıkım ağırlıklı olmaya başlar.

Büyümedeki durumun aksine yıkım yapımdan fazladır ve kemikler küçülerek, incelir. Sessiz hırsız osteoporoz olarak da adlandırılan bu hastalık, kemiklerde ağrı hissi oluşturmadan kemikleri aşındırmaya başlar. Bunun sonucunda da kemiklerin şekilleri değişir, fark edilmeyen mikro kırıklar oluşur.

Boyda kısalma olabilir

Kemik erimesine bağlı gelişen kırıklar ve buna bağlı oluşan şikâyetler hemen kendini belli etmediği için fark edilemeyebilir. Bazı durumlarda hafif bir darbe bile kalça kemiklerinde, omurgada ve el bileğinde kırılmalara yol açabilir. Ayrıca belirgin derecede boyda kısalma ve sırtta kamburluk gibi sorunlar da görülebilir. Kemik erimesi sonucu yaşanan kırıklar hastayı yatağa mahkûm edebilir. Boyda kısalma, sırtta kamburlaşma, bel ve sırt ağrıları yaşanıyorsa hemen fizik tedavi uzmanı bir hekime başvurulması gerekir.

Osteoporoz, tedavi edilebilir

Osteoporoz, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık. Hastaya kemik erimesi teşhisi konulduktan sonra gerekli olan tedavi şekli planlanır. Ancak hastalığa neden olan ikincil bir neden varsa bu durumun tespit edilerek tedavi edilmesi gerekir. Tedavi sürecinde kullanılan ilaçlar hap veya enjeksiyon şeklindedir. Tıp alanında yapılan son yıllardaki gelişmeler sonucu kırıklara bağlı oluşan ağrıları azaltabilen etkili ilaçlar da bulunmakta.

Ne yapmalı?

Osteoporozla mücadele, anne karnındayken başlar ve ölünceye kadar devam eder. Bu sebeple anne adaylarının hamilelik sürecinde ve sonrasında yeterli kalsiyum almaları şart. Çocukların ise kalsiyum alımı için D vitamini ağırlıklı beslenmeleri gerekir. Çocuğa ayrıca protein açısından eksiksiz bir beslenme düzeni de uygulanmalı. Sağlıklı bir kemik yapısı için her bireyin süt, yumurta, peynir, yoğurt, fasulye, yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, balık, balık yağı ve badem gibi kalsiyum ve D vitamini içeriği zengin yiyecekleri tüketmesi gerekir. Ayrıca erken yaşlardan itibaren spor ve fiziksel aktivitelere başlanmalı ve hayat boyunca da devam ettirilmeli. Hareketsiz yaşam tarzı, alkol, asitli içecekler ve sigara gibi risk faktörlerine karşı da önlem alınmalı.

 

 

Kaynak: zaman.com.tr

Misafir Yorumları

Central Hospital'da sevgili doktorumuz Dr. Fatma Nur Temel ile aylardır süren gitgellerimiz sonrasında inanılmayacak kadar başarılı bir sezaryan ameliyatı sonucunda oğlumuz Ares dünyaya geldi. Tüm süreç ve doğum sırasında, güler yüzü, sınırsız ilgisi, bilgisi, aylardır bıkmadan sorularımızı yanıtlaması ve tüm isteklerimize saygı göstermesi ile yoğun sevgi ve saygımızı kazanan doktorumuz Dr. Fatma Nur Temel, güler yüzü ve desteği için asistanlarına, Diğdem Hanım'a, başta Emre hemşire olmak üzere NST'deki tüm hemşirelere, sabırlarını sınadığımız ve her zaman güler yüzleriyle bize yardımcı olan yenidoğan katındaki tüm anne ve bebek hemşirelerine, görevlilere ve doğum sonrasında bebeğimizin her sorununda yanımızda olan ve tüm kaprislerimizi inanılmaz bir hoşgörüyle karşılayan Çocuk doktorumuz Uzm. Dr. Gonca Özmen'e sonsuz teşekkürü borç biliriz.

Filiz ÖZTEKİN Merhabalar değerli central hospital yönetimi. Sağlık Bakanlığınca size bebek dostu hastane belgesini boşuna vermemiş. 07.12.2015 tarihinde 2. evladım Defne İnci AYDOĞAN hastanenizde dünyaya gözlerini açtı. Baştan sona tüm kontrolü elinde bulunduran başta doktorumuz Cengizhan Kolata’ya minnettarım. Konuya hakimiyeti, bilgi ve tecrübesi kibar ve sıcak kanlı tavrıyla bizi çok rahatlattı.  Ayrıca bütün ekip çok tecrübeli ve bilgililer. Herkes nerde ne yapması gerektiğini biliyor ve sabaha karşı 5' te bile güler yüzle karşılandım. İyi ki varsınız central hospital ve ekibi. Mustafa AYDOĞAN

E-BÜLTEN

Gelişmelerden haberdar olmak için mail adresinizi bırakabilirsiniz.

İptal Et Kayıt Ol

İLETİŞİM FORMU

Central Hospital hakkında şikayet, görüş ve önerilerinizi bildirebilirsiniz.

b
x
a
r
e
d
c

Bize Ulaşın 444 77 99

Kocayol Cd. Kozyatağı Sk. No.5
Kozyatağı 34742 İSTANBUL

Copyright © 2017 Central Hospital Kozyatağı
Her Hakkı Saklıdır.