Hızlı Randevu

Hastane Randevu talebim için aranmak istiyorum.

Hastane Randevu

Hastane Randevu talebimi şimdi oluşturmak istiyorum. RANDEVU AL

"Ücretlendirme hakkında bilgi almak için
444 77 99 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz"

Akdeniz Anemisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Akdeniz anemisi olarak bilinen talasemi, insan yaşamını olumsuz yönde etkileyen ciddi bir kan hastalığıdır. Anneden veya babadan gelen genlerle çocuğa geçer. Bu sebeple ebeveynlerin çocuk sahibi olmadan önce taşıyıcı olup olmadıklarını tespit etmeleri oldukça önemlidir.
Akdeniz Anemisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

30 Ekim 2015, Cuma | İç Hastalıkları (Dahiliye)

AKDENİZ ANEMİSİ NEDİR? ÜLKEMİZDE NE KADAR BİLİNİYOR VE EN ÇOK KİMLERDE GÖRÜLÜYOR?

Akdeniz Anemisi olarak bilinen talasemi, ailesel geçişi olan kalıtsal bir kan hastalığıdır. Aneminin oluşmasına sebep olan faktör, kandaki alyuvarlarda bulunan hemoglobin molekülünün yapısında bozukluk meydana gelmesidir. Vücut hücrelerinin gereksindiği oksijen kırmızı kan hücrelerinde (eritrosit) bulunan hemoglobine bağlanarak taşınabilir. Hemoglobin yapımında yetersizlik ya da bozukluk olursa oksijen taşıma işi yeterince yapılamaz.

Talasemi ülkemizde ve dünyada sıkça görülen bir hastalıktır. Akdeniz kıyı kesimlerinde yaşayan insanlarda görülme olasılığı yüzde 10’nun üzerindedir. Ayrıca bu bölgelere yapılan göçler de hastalığın tüm dünyaya yayılmasına sebep olur.

AKDENİZ ANEMİSİ HASTALARDA NE GİBİ ŞİKAYETLERE YOL AÇIYOR?

Akdeniz anemisi olan bir hastada öncelikle iştahsızlık, solgunluk, halsizlik, çabuk yorulma ve çarpıntı gözlemlenir. Ayrıca gözlerde sarılık, karında şişlik hissi, idrar renginde koyulaşma, dalakta büyüme, yüzdeki kemiklerde belirgin şekilde değişim ve gelişme geriliği diğer belirtilerdir.

AKDENİZ ANEMİSİ NEDEN OLUŞMAKTADIR?

Talesemi hastalığı anneden ve/veya babadan gelen genlerle çocuğa geçer. Anne ya da babası taşıyıcı olan bir çocuk, hastalığı taşıyan kişinin genini aldığından kendisi de talasemi taşıyıcısı olur. Anne ve babanın her ikisi de taşıyıcı ise ve her ikisi de hastalığı taşıyan geni çocuğa iletirlerse talesemi hastalığı yüzde 25 oranında gerçekleşir.

Hastalık, talasemi major (Akdeniz anemisi) ve talasemi minör (Akdeniz anemisi taşıyıcılığı) olarak iki gruba ayrılır.

TALASEMİ MAJÖR

Talesemi Majör genellikle bebek 3-4 aylık olduğunda başlayan, sürekli kan transfizyonu gerektiren ciddi bir hastalıktır. Bu kişiler yeterince hemoglobin üretemezler ve anemileri ağır bir şekilde seyreder. İyi tedavi edilmediği takdirde hastanın yaşam kalitesi bozulabilir ve belirgin derecede yaşam süresi kısalabilir. Özellikle taşıyıcı çiftlerin bebeklerinde, çocuk 6 aylıkken ağır kansızlık sonucu kalp yetmezliği de gelişebilir. Bu durumun yaşanmaması için düzenli olarak kan nakli yapılmalıdır. Kan nakli yapılmayan hastalarda ne yazık ki ölümler gerçekleşebilmektedir.

Kan naklinin yetersiz yapıldığı durumlarda ise kemiklerde kırılmalar, yüz ve kafa şeklinde değişmeler görülebilir. Ayrıca çocuğun boyunda kısalma, burun kökünde çökme, alında ve elmacık kemiklerinde çıkıklık, halsizlik, solukluk, karaciğer ve dalak büyümesi, buna bağlı karın şişliği, sık ateşlenme gelişir. Talasemi majör olan çocuklar ergenlik dönemine giremeyip normal gelişimlerini tamamlayamazlar. Hayatları boyunca da kontrol altında olmaları gerekir. Hastalığın tedavisi ise zorlu ve pahalıdır.

TALASEMİ MİNÖR

Talasemi minör, talasemi major’a göre daha hafif seyreder ve bu kişiler oldukça sağlıklıdır. Bu hastalardaki tek bulgu kansızlıktır. Taşıyıcı gruptaki kişiler normal yaşantılarına devam ederler ve hastalıkla ilgili herhangi bir şikayet yaşamazlar. Bu durum ancak yapılacak kan tetkiki ile belirlenebilir.  Talasemi minör kalıtımsal olarak geçen bir hastalıktır. Eğer ebeveynlerden birisi taşıyıcı ise doğacak çocuklar yüzde 50 ihtimalle taşıyıcı olur. Bu nedenle anne ve babaların taşıyıcı olup olmadıklarını öğrenmeleri çok önemlidir. Ülkemizdeki güney sahillerinde taşıyıcılık oranı yüzde 10’un üzerindedir.

AKDENİZ ANEMİSİ CİDDİ BİR HASTALIK MI? ÖNCEDEN BELİRLEMEK MÜMKÜN MÜ?

Akdeniz anemisi insan yaşamını etkileyen ciddi bir hastalıktır. Ayrıca hastalığın tedavisi çok zor ve pahalıdır. Talesemi taşıyıcısı olan kişilerin yaşam kalitesini düşürücü kansızlık belirtileri ve şikayetleri ortaya çıkar.

Bir süredir evli çiftlere ya da evlenecek çiftlere uygulanan talasemi kan testi sayesinde yüksek oranda bu hastalık saptanabiliyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli şey, elektroforez sonucu normal çıksa bile eşlerden her ikisinde de demir eksikliğiyle açıklanamayan bir anemi ya da mikrostoz saptanıp saptanmadığıdır.

AKDENİZ ANEMİSİ TEŞHİS VE TEDAVİSİ NASIL YAPILIYOR?

Teşhis, hemoglobin düzeyinin ölçülmesi ve hemoglobin elektroforezi yapılarak konulur. Talasemi, kan aktarımına bağımlı bir hastalıktır. Hastaya 3-4 haftada bir konsantre alyuvar aktarımı yapılır. Kan nakillerinin yanı sıra düzenli demir bağlayıcı ilaçlar da kullanılır. Kan nakli esnasında kan yoluyla bulaşan hastalıklar da kontrol altına alınmalıdır. Akdeniz anemisi hastalarında zamanla dalakta büyüme gözlemlenebilir. Aşırı derecede büyümüş dalak ameliyatla alınabilir ancak bu kesin bir çözüm değildir. Hastalığın kesin olarak tedavi edilebilmesi, kemik iliği nakli ile sağlanabilir. Kansızlık tedavisinde kullanılan kan nakilleri vücutta demir birikimine yol açar. Bu durumu gideren ilaçlar hastalara gereksinim olduğunda verilir. Özellikle erken yaşlarda kemik iliği nakli yapılan hastalar, yüksek oranda sağlıklarına kavuşabilir.

Son yıllarda gelişen genetik tanı ve tedavi yöntemleri sayesinde, tüp bebek için kullanılan tekniklerle hastalığın tedavisi sağlanabiliyor. Hatta talaseminin gelecek nesillere taşınması önlenebiliyor.

AKDENİZ ANEMİSİ TEDAVİ EDİLMEZSE NE GİBİ TEHLİKELİ SONUÇLARA YOL AÇABİLİR?

Akdeniz anemisi erken teşhis ve tedavi edilmediğinde birtakım rahatsızlıklara yol açabilir. Özellikle kalp ve karaciğer yetmezliği, enfeksiyonlara yatkınlık görülebilir. Ayrıca sepsis ve demir birikmesi sonucu birçok organda hasar meydana gelebilir.

HANGİ KOŞULLAR AKDENİZ ANEMİSİNİ TETİKLEYEBİLİR?

Talasemi taşıyıcılarında hemoglobin sentezi değişken düzeyde olup, hemoglobin düzeyinin düşüklüğüne bağlı kansızlık şikayetleri gelişebilir. Bu hastalarda ayrıca demir eksikliği gibi başlıca kansızlık nedenleri de bulunabilir. Bunlar düzeltilebilir hastalıklardır ve böylece hasta erişebileceği en üst düzeyde kan seviyesine ulaşabilir. Ayrıca hastalık artışında akraba evlilikleri ve çevre faktörünün de önemli bir etkisi vardır.

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER NELERDİR?

  • Hastalığı önleyebilmek için yapılacak ilk adım; evlenecek çiftlerin taşıyıcı olup olmadığının bilinmesidir.
  • Ülkemizde evlilik işlemleri sırasında talesemi testleri yapılmaktadır. Hastalığın ortaya çıkmaması için ebeveynlerin durumlarının farkında olması çok önemlidir. Çiftlerin mutlaka taşıyıcılık taramasından geçmeleri gerekir.
  • Çiftler taşıyıcı ise genetik danışmanlık almalıdırlar.
  • Çiftlerin ikisi de taşıyıcıysa ve bebek sahibi olmak istiyorlarsa, doğum öncesi tanı yöntemleriyle bebeğin hasta olup olmadığı incelenmelidir.
  • Et, balık gibi besinlerin düzenli ve yeterli miktarda tüketilmesine dikkat edilmelidir.
  • Ancak kan nakli yaptıran hastaların demir içeriği yüksek gıdaları çok tüketmemesi gerekir. Mümkünse yemeklerle birlikte çay içilmesi önerilir. Çaydaki demir emilimini engelleyen madde, aşırı demir yüklenmesini de önleyebilir.
  • Anemi hastalarında kemik kaybı görülebileceğinden kalsiyum alımına özen gösterilmelidir. Örneğin süt ürünleri çok iyi bir kalsiyum kaynağıdır.
  • Akraba evliliklerinden uzak durulmalıdır.
  • Çiftlerden biri taşıyıcı ise her gebelikte bebeğin de taşıyıcı olma olasılığı yüzde 50'dir.
  • Eğer anne ve babanın her ikisi de taşıyıcı ise bebek yüzde 25 olasılıkla hasta doğar.

 

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre ülkemizde özellikle Akdeniz kıyı kesimlerinde, Marmara ve Ege bölgelerinde talasemi hastalığının oldukça sık görüldüğü açıklanmıştır. Yapılan araştırmalar dünyada yaklaşık 270 milyon Akdeniz anemisi taşıyıcısının bulunduğunu belirtiyor.


İç Hastalıkları (Dahiliye) Bilgi & Randevu 444 77 99 veya e-randevu hizmetinden yararlanarak iletişime geçebilirsiniz.

YAKLAŞAN EĞİTİMLER

E-BÜLTEN

Gelişmelerden haberdar olmak için mail adresinizi bırakabilirsiniz.

İptal Et Kayıt Ol

İLETİŞİM FORMU

Central Hospital hakkında şikayet, görüş ve önerilerinizi bildirebilirsiniz.

b
x
a
r
e
d
c

Bize Ulaşın 444 77 99

Kocayol Cd. Kozyatağı Sk. No.5
Kozyatağı 34742 İSTANBUL

Copyright © 2017 Central Hospital Kozyatağı
Her Hakkı Saklıdır.