Hızlı Randevu

Hastane Randevu talebim için aranmak istiyorum.

Hastane Randevu

Hastane Randevu talebimi şimdi oluşturmak istiyorum. RANDEVU AL

"Ücretlendirme hakkında bilgi almak için
444 77 99 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz"

Kronik Böbrek Yetmezliği Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Kronik böbrek yetmezliği böbreğin süzme fonksiyonlarındaki ilerleyici azalma olarak tanımlanmaktadır. Hastalığın toplumda görülme sıklığı ve yaygınlığındaki artış dikkate alındığında bir halk sağlığı sorunu haline geldiği görülmektedir.
Kronik Böbrek Yetmezliği Hakkında Bilinmesi Gerekenler

23 Kasım 2015, Pazartesi | Nefroloji

Hastalık son yıllarda daha böbrek yetmezliği başlamamışken tesbit edilen idrarda protein kaybı, böbrek odaklı kanamalar, ilerleyici kistik hastalıkları gibi kronik durumları da kapsayacak şekilde kronik böbrek hastalığı olarak ifade edilmektedir. Beş evresi olan hastalığın çoğunlukla ileri evrelere ulaşmış olmasına rağmen sessiz seyir göstermesi takipsiz hastalarda erken teşhis ve tedavi şansını kısıtlamaktadır.

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİNİN NEDENLERİ

Son döneme ulaşmış böbrek hastalığının nedenleri incelendiğinde, hastaların yaklaşık %40’ını şeker hastaları, %30’unu hipertansiyon hastaları oluşturmaktadır. Diğer bir deyişle diyaliz aşamasına gelmiş olan hastaların %70 gibi büyük bir bölümü şeker ya da tansiyon hastalarından meydana gelmektedir.

Gelişmekte olan toplumlarda şeker hastalığının yaygınlığı hızla artmaktadır. Hastaların yaklaşık % 30-35’inde Diyabetik Nefropati olarak isimlendirilen böbrek hastalığı gelişmektedir. Bu hasta grubunda böbrek tutulumunun hassas metodlar ile taranması ve teşhisi halinde gerekli önlemlerin zamanında alınması, kronik böbrek yetmezliğine olan ilerleyişi önleyebilmektedir. Takipsiz ya da tedavisiz hastalarda ise tablo son dönem böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilmektedir.

Hipertansiyonun ülkemizdeki yaygınlığı da oldukça yüksektir. Neredeyse her üç erişkinden birinde hipertansiyon hastalığı mevcuttur. Özellikle farkındalık oranlarının düşük olduğu kontrolsüz hipertansiyon olgularında uç organ hasarı kapsamında böbrek hastalığı ve kronik böbrek yetmezliği gelişebileceği unutulmamalıdır.

Bu gerçekler karşısında, gerek hipertansiyon hastaları gerekse şeker hastalarının kronik böbrek hastalığına yakalanma riskleri nedeniyle böbrek fonksiyonlarının daha yakından takip edilmesi önemli bir gerekliliktir. Bu hastaların hiçbir yakınmaları olmasa dahi en az 6 aylık periyotlar ile böbrek hasarı bulgularının araştırıması tavsiye edilmektedir.

Diğer nedenler arasında böbreğin kistik hastalıkları, nefrit tipleri, kronik ve tekrarlayan böbrek enfeksiyonları, idrar yollarına ait kaçaklar, böbrek taş hastalıkları, özellikle romatizmal ağrı kesici ilaçların uzun süreli kullanımları gibi nedenler yer almaktadır.

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR ?

Çoğunlukla hastalık dördüncü evreye kadar sessiz olarak ilerleme gösterir. Hastalığın en erken bulgusu gece idrara çıkma sıklığındaki artış olmasıdır. Gece bir seferden daha fazla idrara çıkan hastaların böbrek fonksiyon testlerini yaptırması erken tanıda önem arzetmektedir. Diğer belirtiler ve bulgular; ödem, tansiyon kontrolünde zorlaşma, idrarda köpüklenme, idrarda mikroskopik ya da aşikâr kanama veya protein kaçağının olması gibi durumlardır. Son dönem böbrek yetmezliğine ulaşmış hastalarda iştahsızlık, bulantı, kusma, kaşıntı, kramp, halsizlik gibi yakınmalar söz konusudur.

DİYALİZ VE BÖBREK NAKLİ

Ülkemizde 2013 yılı itibari ile milyon nüfus başına 870 son dönem böbrek yetmezliği hastası mevcuttur. Toplamda yaklaşık 70.000 hastaya karşılık gelmektedir. Bu hastalar yaşamlarını diyaliz ya da böbrek nakli tedavileri ile sürdürmektedir. Yaklaşık 55.000 hasta hemodiyaliz tedavisi, 5.000 hasta periton diyaliz tedavisi ile yaşama bağlanmakta iken yaklaşık 10.000 böbrek nakilli hasta mevcuttur. Son dönem böbrek yetmezliğine ulaşmış hastaların yaklaşık %30’unda geçmişlerinde düzenli nefrolojik takip olmadığı dikkati çekmektedir. Hastaların yaklaşık %40’ının üremi denilen, hastalığın ileri evresinde teşhis edildiği ve hayatı tehdit eden ciddi bulgular ile acil koşullarda kateter yerleştirilerek diyaliz tedavisine başlatıldığı görülmektedir.

DÜZENLİ KONTROLLER ÖNEMLİ

Yaşamı zorlayan bu kritik tablolar oluşmadan, hastalığın erken evrelerde teşhis edilmesi, yüksek risk grubu hastalarda zamanında yapılacak taramalar hiç şüphesiz hem teşhiste hem de takipte kolaylıklar sağlayacaktır. Bu spesifik hasta grubu ile nefroloji uzmanı arasındaki düzenli kontrollere dayalı hasta hekim ilişkisi, hastaların her aşamada hastalıkları ile ilgili bilgi sahibi olmaları açısından da önemlidir. Destek tedavilerinin zamanında planlanması ve uygulanması sayesinde, erken evrelerde hastalığın kontrol altına alması ya da son döneme gidişin geciktirilmesi mümkün olabilecektir.


Etiket:

, , ,

Nefroloji Bilgi & Randevu 444 77 99 veya e-randevu hizmetinden yararlanarak iletişime geçebilirsiniz.

YAKLAŞAN EĞİTİMLER

E-BÜLTEN

Gelişmelerden haberdar olmak için mail adresinizi bırakabilirsiniz.

İptal Et Kayıt Ol

İLETİŞİM FORMU

Central Hospital hakkında şikayet, görüş ve önerilerinizi bildirebilirsiniz.

b
x
a
r
e
d
c

Bize Ulaşın 444 77 99

Kocayol Cd. Kozyatağı Sk. No.5
Kozyatağı 34742 İSTANBUL

Copyright © 2017 Central Hospital Kozyatağı
Her Hakkı Saklıdır.