Hızlı Randevu

Hastane Randevu talebim için aranmak istiyorum.

Hastane Randevu

Hastane Randevu talebimi şimdi oluşturmak istiyorum. RANDEVU AL

"Ücretlendirme hakkında bilgi almak için
444 77 99 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz"

Kusursuz Vücut Ambalajı; Deri

İnsan vücudunu sarıp sarmalayan deri, vücudu dış etkenlerden koruyarak kusursuz bir ambalaj görevi üstleniyor. Fakat göz kapağı ve dudak gibi bölgelerin derileri diğer kısımların deri yapılarına oranla daha ince bir özellik taşıyor. Peki, sayısız sırlar barındıran insan derisinin fizyolojik özelliklerini biliyor musunuz?
Kusursuz Vücut Ambalajı; Deri

14 Şubat 2017, Salı | Cildiye (Dermatoloji)

Deri, vücudun tüm yüzeyini saran en büyük organdır. Derinin yapısı ve özellikleri, yer aldığı bölgeye göre değişiklik gösterir. Örneğin; yüz, kafa derisi, koltuk altı, el ve ayak derisinin yapısı diğer bölgelere göre daha farklıdır. Bu farklılıkların nedeni ise cilt katmanlarındaki anatomik değişikliklerdir. Ayrıca bu bölgelerin güneş ve kozmetik ürünler gibi dış faktörlere maruz kalması da diğer farklılık sebepleri arasında sayılabilir.

 

Vücudun en ince ve en hassas derisi göz kapağıdır

Göz kapağı derisi vücutta yer alan en ince deridir. Bunun sebebi de göz kapağının deri altında yağ dokusu barındırmamasıdır. Normal şartlarda 0,1 mm kalınlığında olan epidermis (derinin üst tabakası) göz kapağı bölgesinde 0-0,05 mm’dir. Bu nedenle göz kapağı bölgesi, kimyasallara, sert havaya ve UV ışınlarına karşı daha fazla tepki gösterir. Oldukça ince ve hassas olan bu bölge, daha kolay tahriş olması sebebiyle özel bir bakım gerektirir. Bu bölgenin temizliği yapılırken sert temizleyicilerden uzak durulmalı, üzerinde ‘’hipoalerjenik’’ ve ‘’göz çevresine uygun’’ ibaresi bulunan nemlendirici ve makyaj ürünleri kullanılmalıdır. Göz çevresi, hassas ciltler için üretilmiş ve çok akışkan olmayan güneş koruyucularla korunmalıdır. Ayrıca camları UVA ve UVB ışınlarına karşı koruyucu özellik taşıyan gözlükler tercih edilmelidir.

 

Çok mimikli kişiler daha çabuk kırışıyor

Alın bölgesinde yaşlanma, mimik kaslarının kullanımına paralel görülür. Yani her yaşta, göz çevresinde, alında ya da kaş arasında kırışıklıklarla karşılaşılabilir. Ancak bu çizgiler, yaşın ilerlemesiyle ve cildin esnekliğini yitirmesiyle yerleşmeye ve derinleşmeye başlar. Bu nedenle çok mimik kullanan, güneşe aşırı maruz kalan ve cilt esnekliğini kaybetmiş kişiler daha fazla kırışıklık sorunu yaşıyor denilebilir.

 

Yağlı ciltlerde siyah nokta sorunları yaşanıyor

Normal bir deri her gün düzenli olarak yağ salgılar. Bu özellik, cildin nemli kalmasını sağlar. Fakat bazı ciltlerde yağ bezeleri aşırı çalışır. Bu durum ise fazladan üretilmiş yağ hücrelerinin ölü deri, kir ve terle karışarak gözenekleri tıkamasına ve siyah noktaların oluşmasına neden olur. Burun derisindeki gözenekler genellikle diğer bölgelere göre daha geniş ve daha belirgindir. Tıkanmış olan gözenekler ise zamanla daha da genişler. Bu sebeple burun derisi mutlaka temizlenmelidir. Bunun için mekanik temizleme ve soyma yöntemleri tercih edilebilir. Tırnaklarla, dolaşımı bozarak siyah noktaları sıkmak doğru değildir. Fakat siyah noktalar illa ev ortamında temizlenecekse cilt öncelikle buharla nemlendirilmelidir. Sonra ise hafif bir masaj yöntemi ile cilt tahrip edilmeden temizlenmelidir. Çünkü kuru bir ciltteki siyah noktayı tırnaklarla ve daha sert yöntemlerle sıkmak yara ve iz oluşumuna neden olabilir. Ayrıca değişik maske ve salisilik asit içeren soyma işlemleriyle de gözenekler sıkılaştırılabilir.

 

Dudak derisinin tek nem kaynağı tükürüktür

Dudak derisi de en az göz kapağı derisi kadar incedir. Ayrıca hiç yağ bezesi içermediğinden dudak derisinin tek nem kaynağı tükürüktür. Bu durum da dudakların daha çabuk kurumasına ve çatlamasına neden olur. Kişiler bilhassa soğuk havalarda çok sık dudak kuruluğu sorunu yaşar. Ayrıca dudak derisinde, deriyi UV ışınlarına karşı koruyan melanin (ten rengindeki pembeliği belirleyen eritromelanin) pigmenti de bulunmaz. Dudakların güneş yanığına hatta leke ve kanser oluşumuna dahi yatkınlığı olur. Bu nedenle dudaklar, mutlaka yüksek SPF içeren yoğun kıvamlı dudak koruyucu ürünlerle korunmalıdır.

 

Ölü deriler kepek oluşumuna neden oluyor

Kafa derisi sürekli kendini yeniler. Yenileme sürecinde bir yandan ölü deri hücreleri atılırken, diğer yandan yeni hücreler oluşur. Fakat cilt gerektiğinden daha hızlı yenilenme süreci yaşamaya ve daha sık ölü deri birikimi oluşumuna maruz kalmaya başladığında, saç derisinde kepeklenme fark edilir. Özellikle kış aylarında ve stresli durumlarda kepek ve egzamada artış görülür. Tedavisinde ise eczanelerde bulunan saç tipine uygun şampuanlar ve losyonlar kullanılmalıdır.

 

Boyun derisinin yenilenme yeteneği yüze oranla daha azdır

Boyun derisi, yüz derisine oranla daha incedir. Ayrıca bu bölge, yüze göre salgı bezlerinden yana daha fakir bir cilt yapısına sahiptir. Bu nedenle boyun derisinin yenilenme yeteneği daha düşük olurken, güneş ışığından zarar görme riski de daha yüksektir. Boyun bölgesinin yaşlanma belirtileri ise boyunda sarkma, kırışma, yağlanma ve lekelenmelerdir. Yüz bölgesine temizleme, nemlendirme, peeling ve maskeler uygulandığında boyun bölgesi ihmal edilmemeli ve mutlaka yüksek SPF içeren güneş koruyucuları kullanılmalıdır.

 

Ellerimizin içi ve üstü iki farklı deriye sahiptir

Ellerin iç ve üst kısımlarındaki deriler birbirinden farklı yapıdadır. Hatta avuç içi derisi, elin üstüne nazaran daha kalın ve dirençlidir. Avuç içlerinde yüksek miktarda ter bezi bulunurken, ellerin üstü ise daha incedir ve daha az yağ dokusu içerir. Fakat genel olarak değerlendirildiğinde el derisinde vücudun diğer bölgelerine oranla daha az yağ üreten hücre vardır. Dolayısıyla nem tutma potansiyeli de daha düşüktür. Bu nedenle elleri korumak için sabun ve deterjan gibi kimyasalların sık kullanımından kaçınılmalıdır. Ayrıca soğuk hava, rüzgar gibi kurutan ve tahriş eden faktörlere karşı eller bol bol nemlendirilmelidir. Avuç içi terlemesini azaltmak için ise yaygın olarak alüminyum tuzları içeren solüsyonlar ve botox uygulamaları kullanılmaktadır.

 

Dirsek derisi daha kalın ve daha kurudur

Vücudumuzdaki deri tabakasına bakıldığında, dirseklerin vücuttaki diğer deri tabakalarına oranla daha kalın olduğu görülür. Az yağ hücreleri üretmesi nedeniyle de kol ve dirsek derisi kurumaya elverişlidir. Bu bölgedeki deriler ayrıca, ağda ve epilasyondan sonra irritasyona yatkındır. Cilt kuruluğunun arttığı kış aylarında cilde zarar vermeyecek yıkama ürünleri seçilmeli, banyolardan sonra yoğun lipid içeren nemlendirici losyonlar kullanılmalıdır.

 

Bacak derisinin sert yapısı nedeniyle batıklar oluşabiliyor

Kalın deri tabakasına sahip diğer bir bölge de bacaklardır. Ayrıca kıl köklerinin yoğun olduğu bu bölgede kıllar bazen kalın deri tabakasını delemeyip ters yöne uzayabiliyor. Bu da kıl dönmelerine neden olabiliyor. Batıklardan kalıcı olarak kurtulmanın en etkili yöntemi lazer epilasyondur. Ancak üre içeren nemlendiriciler, kese ve peeling gibi yöntemler de derinin üst tabakasını soyarak kılların dışarıya çıkmasını kolaylaştırabilir.

 

Sırt bölgesi yağlanmaya çok yatkındır

Sırt bölgesindeki deri, yüz bölgesine nazaran daha büyük gözenekler içeriyor. Yağlanmaya yatkın bu deride daha fazla gözenek tıkanması ve sivilce problemi yaşanıyor. Akne ve sivilce gibi sorunlar ise, PH düzenleyici yıkama ürünleri kullanarak, spor ve aktivitelerden sonra duş alarak, terin gözenekleri tıkamasını engelleyerek, peeling ve antibakteriyel ürünler kullanarak çözülebilir.

 

Travma ve yanlış ayakkabı kullanımı deri tabakasını kalınlaştırıyor

Ayak tabanındaki derinin alt katmanında, vücudun diğer bölgelerine nazaran daha çok yağ dokusu mevcuttur. Fakat her adımda ayaklara vücudun 3 katı ağırlık binmesi ve ayakların sık sık basınç, travma ve yanlış ayakkabı kullanımına maruz kalması nedeniyle deri tabakası kalınlaşıyor. Zamanla sertleşen bu deri de nasır oluşumuna yol açabiliyor. Ayrıca ter bezlerinden yana zengin olan bu bölgede terleme sorunu da yaşanabiliyor. Doğru ayakkabı seçimi, basıncı azaltan halka tamponlar, uygun ayak bakım ürünleri ve gerekli ayak hijyenini sağlamak bu sorunları engellemeye yardımcı olacaktır.


Cildiye (Dermatoloji) Bilgi & Randevu 444 77 99 veya e-randevu hizmetinden yararlanarak iletişime geçebilirsiniz.

YAKLAŞAN EĞİTİMLER

E-BÜLTEN

Gelişmelerden haberdar olmak için mail adresinizi bırakabilirsiniz.

İptal Et Kayıt Ol

İLETİŞİM FORMU

Central Hospital hakkında şikayet, görüş ve önerilerinizi bildirebilirsiniz.

b
x
a
r
e
d
c

Bize Ulaşın 444 77 99

Kocayol Cd. Kozyatağı Sk. No.5
Kozyatağı 34742 İSTANBUL

Copyright © 2015 Central Hospital Kozyatağı
Her Hakkı Saklıdır.