Hızlı Randevu

Hastane Randevu talebim için aranmak istiyorum.

Hastane Randevu

Hastane Randevu talebimi şimdi oluşturmak istiyorum. RANDEVU AL

"Ücretlendirme hakkında bilgi almak için
444 77 99 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz"

Mutluluk Hali Sendroma Dönüşmesin!

Sevdiğiniz kişi ile planladığınız evlilik hayalleri, hazırlıklar sırasında her ikinizin de çok keyif alması ve gün yaklaştıkça heyecanınız artmalıydı. Kalbiniz pırpır olmalıydı. Fakat gerçekler hiç öyle olmuyorsa heyecanın, mutluluğun yerini aşırı stres, tartışmalar, öfke aldıysa “Evlilik Öncesi Sendromu” içindesiniz demektir.
Mutluluk Hali Sendroma Dönüşmesin!

12 Haziran 2017, Pazartesi | Psikoloji

Herşeyden önce sakin olun…

Evlilik öncesi dönemde eş adayınız ile ilgili birçok olumsuz düşünceler belirebilir. “Acaba birbirimize uygun değil miyiz?, Aynı insanla bir ömür geçer mi?, Benim her dediğime karışacak mı?, Davetiye listesinde onların tarafı fazla acaba  farkında mı?, Beni alttan alacak mı?, Ailesi her şeye dahil olacak mı?, Ruh eşimi buldum mu?, Yol yakınken vazgeçsem ayıp olur mu?, Evlenmeye hazır mıyım?” gibi sorular  aklınızı doldurabilir. Şunu unutmayın evlilik kararı, evlenme zamanına kadar geçecek süre ve yapılacak hazırlıklar hem gelin hem de damat adaylarını strese sokabilir. İnanın hepsi geçecek, sakin olun!

Yeni bir aile kurmanın başlangıcı olan evlilik aileden özgürleşerek büyümenin en doğal halidir.  Sevgili rolünden eş rolüne geçmek anne-baba evinden ayrılmanın en net göstergesidir. Yetişkinliğe geçisin en önemli ve ilk basamağıdır. Evlilik toplumsal statü kazanmak, ekonomik sorumluluk, çocuk sahibi olabilmek, düzenli ve sağlıklı cinsel yaşama kavuşabilmek, ait olma duygusunun güvencesini hissetmek gibi pek çok güzel şeyle anlam bulan sosyal bir kurumdur.

 

Sorumluluklar kaygıya neden olabilir

Evlilik öncesi dönemde kaygı ve şüphe duygularını yoğun hissetmemiz çok normaldir. Evlilik hayatımıza hem bireysel hem de çift olarak birçok sorumluluğu beraberinde getirir. Hayatımızda bilmediğimiz durumlara karşı kaygı ve endişe hissederiz. Zannederiz ki sorumlulukların, değişikliklerin, olumsuz duyguların üstesinden gelemeyeceğiz. Böyle hissetmemizin tek sebebi tanımadığımız ya da bilmediğimiz bir duruma karşı aşırı önyargılı yaklaşmamızdır.

Evlilik korkusu; evlendikten sonra alınan maddi ve manevi sorumluluklar, evlilik öncesi dönemdeki eski hayata özlem, deneyimlemediği fırsatlara düşkünlük, kişinin öncelikle kendi anne ve babasından gözlemlediği evlilik örneklerinden edindiği bilgiler ve tecrübeler nedeniyle yaşadığı içsel bir korkudur. Kişi psikolojik olarak bağlanma korkusu yaşar. Başka bir insana bağımlı yaşamak, karar verirken onu da düşünerek hareket etmek,  onun fikirlerini önemsemek zorunda kalmak, bir başkasının sorumluluğunu almanın dayanılmaz ağırlığı, fedakarlık yapmasının beklenmesi, maddi ve manevi imkânları paylaşma zorunluluğu, aileler arasındaki dengeyi sağlamak, karşı tarafın ailesine kendi kişiliğini gösterme çabası, kendini kabul ettirme çabaları gibi durumlar evlilik korkusunu besleyen unsurlardır.

 

Evlilik öncesi yaşanan stresten arınmanın ilk adımı evliliği her şeyin üstünde görmekten vazgeçmektir. Evlilikler kişilerin birbirlerini seçme süreci sonrasında gerçekleşir.  Evlilik kararı ile ailelerle, arkadaşlarla ortak yaşam alanlarının paylaşılır. Kişi, duyguları, kendi gerçeklik algılaması ve yakın çevresinin önerileri arasında gerginleşir. Alıngan ve hassas durum güvensizliğe, şüpheciliğe, ufak olayları abartmaya, karşı tarafı denemek adına uygunsuz taleplere neden olur. Evlilik öncesi hatta düğün gününde bile güç mücadelesi, üstünlük ve taviz vermeme savaşları yaşanır. Birlik ve bütünlük kavramı, kız ya da erkek tarafı rekabetlerine, karşılıklı saldırı ve savunma durumuna dönüşebilir.

 

Önceliğiniz birbirinizi dinlemek olmalı…

Evlilik öncesi dönemde sakin kalmaya, karşılıklı birbirinizi alttan almaya ve  yardımcı olmaya çalışın. Unutmayın bu sadece biriniz için yapılan bir şey değildir. Her iki tarafın birlikte hayatı paylaşacağı bu dönemde, çiftler birbirlerinin bilgi ve görüşlerine saygı göstermelidir. Eleştirel, yargılayıcı, keskin yorumlardan uzak durulmalıdır. Özellikle çiftler dışında kalan aileler, akrabalar veya arkadaşlar alınacak kararlara çok karışmamalıdır.  Zaman ve karşılıklı anlayış bu dönemin kolay geçmesini sağlayacaktır. Çiftler arasında dengenin sağlanmadığını, ilişkilerin çok yıprandığını düşünüyorsanız profesyonel bir destek almanız gerekebilir. 


Psikoloji Bilgi & Randevu 444 77 99 veya e-randevu hizmetinden yararlanarak iletişime geçebilirsiniz.

YAKLAŞAN EĞİTİMLER

E-BÜLTEN

Gelişmelerden haberdar olmak için mail adresinizi bırakabilirsiniz.

İptal Et Kayıt Ol

İLETİŞİM FORMU

Central Hospital hakkında şikayet, görüş ve önerilerinizi bildirebilirsiniz.

b
x
a
r
e
d
c

Bize Ulaşın 444 77 99

Kocayol Cd. Kozyatağı Sk. No.5
Kozyatağı 34742 İSTANBUL

Copyright © 2017 Central Hospital Kozyatağı
Her Hakkı Saklıdır.