Hızlı Randevu

Hastane Randevu talebim için aranmak istiyorum.

Hastane Randevu

Hastane Randevu talebimi şimdi oluşturmak istiyorum. RANDEVU AL

"Ücretlendirme hakkında bilgi almak için
444 77 99 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz"

Beslenme ve Diyet

Beslenme ve Diyet

Gebe - Emzikli Beslenmesi

Annelerin, anne adaylarının  ve bebeklerin  yeterli ve dengeli beslenebilmeleri için hazırlanan diyetlerdir. Bu programda süt kalitesini  ve miktarını artırmak, bebeğin doğru beslenmesini sağlamak  ve anne adaylarının yeterli ve dengeli beslenerek sağlıklı bir kilo ile doğuma girmesi hedeflenmektedir.

Hamilelik ve Diyabet (Şeker Hastalığı)

Şeker hastalığı çeşitli sebeplerle kan şekeri seviyesinin ayarlanamadığı bir hastalıktır. Buna bazen kandaki şekeri dengeleyen insülin hormonun yetersizliği bazen de yokluğu neden olur. Ortaya çıkış nedenleri değişse de belirtileri çok yemek yeme, sık idrara çıkma, çok su içmedir. Şeker hastalığı bazen ilk kez gebelikte ortaya çıkar. Buna "gestasyonel diyabet" yani "gebelik şekeri" denir. İster önceden şeker hastası olsun ister hamilelikte şeker tanısı konsun beslenmeye çok dikkat edilmesi gerekir. Kan şekerindeki ani değişimler anne karnında bebek kaybına bile neden olabilir. Bu nedenle hamilelik döneminde uygulanan beslenme programı çok önemlidir.

Anne adayının kan şekerinin dengede kalabilmesi için aldığı besinlerin şeker miktarı önemlidir. Sadece çay şekeri olarak bildiğimiz şeker değil ekmek, pilav, makarna gibi karbonhidratlı besinler de parçalanıp şekere döner. Bu nedenle yemek seçimlerine dikkat edilmelidir.

Ana öğünlerin dışında ara öğünler de kan şekerini dengelemesi açısından oldukça önem taşır. Ama ara  öğünlerde seçtiğimiz besinlerin içeriği tek başına karbonhidrat olmamalıdır; yanında mutlaka proteinli bir besin de almak gerekir. Proteinli yiyecekler karbonhidratın kana geçmesini yavaşlatır. Örnek verecek olursak ekmeğin yanında peynir, meyvenin yanında süt, pilav - makarnanın yanında ayran veya yoğurt uygun olur. Bu şekilde kan şekerini kontrol etmek daha kolay olacaktır.

Seçilen karbonhidratların türüne dikkat edilmelidir. Beyaz ekmek, pirinç, makarna gibi kan şekerini hızlı yükseltecek besinler yerine kepekli/tam tahıllı ekmekler, kepekli pirinç veya makarna, bulgur daha uygun besinlerdir. Bunlar ayrıca lifli – posalı oldukları için kana geçişleri yavaştır, hamilelikte çok sık görülen kabızlık şikayeti için de iyi birer yardımcıdırlar.

Şeker metabolizması yağ ile birebir ilişkilidir. Fazla yağlı besinleri tüketmemek gerekir. Ancak hiç yememek de doğru değildir. Bu kez yağda eriyen A, D, E, K vitaminleri vücutta emilemez. Yemekler ayçiçek, soya, mısırözü gibi bitkisel sıvı yağlarla; salatalar zeytinyağı veya fındıkyağı ile hazırlanmalıdır. Yağlar ne kadar sağlıklı olursa olsun fazlası hem şeker hem de kan kolesterolü için tehlikeli olabilir.

meyve.jpgMeyveler hem vitaminli hem de sindirimin çalışmasına yardımcı besinlerdir ancak şeker hastası olan bireylerin meyve seçimleri önemlidir. Muz, şeftali, üzüm, kayısı gibi çok şekerli meyvelerin yerine elma, armut, portakal, mandalina, greyfurt, erik gibi daha az şekerli meyveler seçilmeli ve yanında mutlaka süt - yoğurt tüketmek gerekir.
Şeker hastalarının ette bir sınırlaması yoktur. Yaklaşık 150 – 200 gr. kadar tüketilebilir ancak etler yağsız olmalıdır ve uygun pişirme yöntemi olan ızgara, fırın veya tencere yemeği şeklinde hazırlanmalıdır.

Hamilelik ve Demir Eksikliği

Demir, sağlıklı büyüme ve bağışıklık sisteminin gelişmesi için gerekli bir mineraldir. Hamilelik döneminde bebeğe ve içinde bulunduğu keseye demir depo edilir. Doğru beslenen kadınlarda demir yeterli olabilir ancak hamilelikte gereksinim artar. Doğumda kaybedilen kanla demir kaybedilmektedir. Ayrıca barsak parazitleri, görünmeyen kanamalar ve yaralanmalar, yoğun yapılan egzersizler de demir kaybına neden olur. Tüm bu sebeplerden ötürü demir kaynaklarını doğru almak gerekir.

Günlük beslenmede demir alımını artırmak için dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • Sabahları eğer takviye bir demir varsa 2 saat sonrasında kuşburnu çayı ile kahvaltı yapılabilir. Kuşburnu C vitaminli olduğundan demirin emilimi için daha uygun olacaktır. Peynir en az 2 dilim yenmelidir. Zeytin ve reçelin besleyici değeri çok olmadığından yenmeyebilir. Et ürünleri demir açısından zengindir ancak kahvaltıda salam, sosis gibi et ürünleri içerdikleri katkılar nedeniyle önerilmez. Tam tahıllı ekmekler kahvaltı için uygundur.
  • Ara öğünlerde 10 adeti geçmemek üzere fındık, badem, ceviz tüketilebilir. Yanına kuru üzüm, erik, kayısı yenilebileceği gibi taze meyveler de seçilebilir. 
  • Öğle ve akşam yemeklerinin birinde et tüketilecekse (kırmızı et, tavuk veya balık olabilir) diğerinde sebze yemekleri tercih edilmelidir. Salatalar bol yeşillikli olmalıdır ve her öğünde bulunmalıdır. Yoğurt, ayran, cacık gibi besinler ana öğünde tüketilebilir. Ana öğünlerde yenmiyorsa ara öğünlere alınabilir ve süt de içilebilir. 
  • Günde en az 2 - 3 porsiyon sebze ve 3 - 4 porsiyon meyve tüketilmelidir. Bu hem C vitamini hem demir hem de günlük lif alımı için gereklidir. 
  • Lif (posa) gereğinden fazla alınırsa vitamin ve minerallerin barsaktan emilimini engelleyebilir. Gerektiği kadar alınmalıdır.

 

Hamilelik ve Folik Asit

  • Beyin gıdası olarak da değerlendirilebilir. Bebeğin beyin gelişimi için gerekli bir vitamindir.
  • Kan hücrelerinin yapımı için önemli görevleri vardır. Dolayısıyla yetersizliğinde anemi (kansızlık) görülür. Bu durum hem anne hem de doğacak bebek için sağlık sorunları oluşturur.
  • Depresyona yardımcı olur. Anne adayının sakinleşmesini sağlar.  
  • Protein metabolizmasında görev alır.
  • Erken doğumu önleyebilir.

 

Folik Asit Yetersizliğinde;

  • C vitamini folik asitin vücutta emilimini kolaylaştırır. Birlikte alındıklarında vücutta daha etkili kullanılır.
  • Folik asit ince barsakların üst kısmından emilir.  Bu bölgede oluşan herhangi bir hasar, emilimi engellediğinden yetersizlik oluşur.
  • Karaciğer hastalıklarında ve  B12 vitamini yetersizliğinde folik asidin hücreye girmesi engellendiğinden folik asit yeterince emilemez.
  • Hamilelik, hipertiroidi ve metabolizması çok hızlı çalışanlarda folik asit gereksinimi arttığından doğal yollarla karşılanamaz.

 

Folik Asit Yetersizliğinin Anne ve Bebeğe Etkisi

  • Anemi
  • Sindirim bozuklukları
  • Yorgunluk
  • Saçlarda beyazlama
  • Büyüme geriliği
  • Nefes almada zorlanma
  • Hafıza sorunları görülür.

 

Hamilelikte Beslenme

Hamilelerin bir gün içerisinde tükettikleri besinler ve miktarları ihtiyaçları karşılamak bakımından önemlidir. Ancak öğün düzenini de oluşturmak bir o kadar önem taşır. Ana öğünlerle birlikte ara öğünleri de unutmamak gerekir. Öğünler atlanmamalı veya geçiştirilmemelidir.

  • Kahvaltıyı geçiştirmek yerine biraz daha vakit ayırıp kahvaltıyı düzenli yapmak gerekir. Vaktiniz varsa süt, peynir (çok yağlı olmayanlarından), mevsimine uygun söğüşbeslenme3.jpg sebze (yazın domates, salatalık, biber; kışın maydanoz, marul, roka gibi yeşillikler) ve ekmekten oluşan bir menü tüketilebilir. Sabah süt içilemiyorsa gün içersinde başka bir yerde telafi edilmelidir. Çay, besinlerdeki demirin emilimini engellediğinden tercih edilmemelidir. Ancak kuşburnu gibi C vitamin içeriği yüksek bitki çayı içilebilir. Diğer bitki çayları -özellikle adaçayı- riskli olabileceğinden tercih edilmemelidir.
  • Öğle ve akşam yemeklerine çorba gibi hafif yiyeceklerle başlamak hamile annenin mide sağlığı için uygundur. Sebzeler hem vitamin ve mineral deposudur hem de kalorilerinin düşük olması sebebiyle rahatlıkla tüketilebilir. Kullanılan yağın çok olmamasına dikkat edilmelidir.
  • Kişiye göre değişmekle birlikte ortalama 150 gr. et yeterlidir. Tavuk, balık veya kırmızı et olarak dönüşümlü tüketilmelidir.
  • Kırmızı et iyi bir demir ve vitamin B 12 kaynağıdır. Kansızlığı önlemeye yardımcıdır. Bu nedenle  anne adaylarının düzenli alması gerekir. Etin tam pişmesi önemlidir.
  • Tavuk etinin kalorisi ve kolesterol değeri kırmızı ete göre daha düşüktür. Bu nedenle haftada 2-3 kez tüketilebilir. Yağlı derinin kalorisi yüksek olduğundan mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır.
  • Balık eti mevsiminde tüketildiğinde zengin içeriği nedeniyle hamile anne ve bebeği için besleyicidir. Selenyum, fosfor, omega-3 ve omega-6  bakımından zengindir. Bebeğin beyin gelişimini destekler. Beslenme ile beyin gelişimi çok içiçedir.  Bu nedenle daha sağlıklı olması için fırın, ızgara ve buğulama yöntemleri tercih edilmelidir.
  • Yağlı hamur işleri, kekler, tatlılar mümkün olduğu kadar beslenmede yer almamalıdır. Gereğinden fazla kalori ve yağ alımına neden olurlar.
  • Tuz mümkün olduğu kadar sınırlandırılmalıdır. Günde maksimum 2 gr. tuz alınmalıdır. Tansiyon problemi yaşamayan hamileler bile sınırlı kullanmalıdır.
  • Şekere vücudun hiç ihtiyacı yoktur. Sadece çok sevdiğimiz için tüketiriz ancak vücutta insülinin gereğinden fazla salgılanmasına neden olurlar. Diyabet (şeker hastalığı) riskini artırırlar.
  • Hazır gıdalara çok dikkat edilmelidir. Ambalajlı gıdalardan mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır. Katkı maddesinin ne olduğu bilinmeyen gıdalar tüketilmemelidir. Tatlandırıcılar hamile anne için riskli olabilir. Riskli olduğu için alınmamalıdır. 
  • Midede hassasiyet olabileceği için baharatlar, seçilerek tüketilmelidir. Acı baharatlar yenmemelidir. 
  • Kafeinli içecekler uyarıcıdır. Bebeğe geçebilir. Bu nedenle çay, kahve, asitli içecekler gibi kafeini yüksek içecekler tüketilmemelidir. 
  • Hamile annenin vitamin mineral ihtiyacı yüksektir. Bu nedenle hazırlanan yiyeceklerde vitamini kaybetmemek için doğru pişirme şekilleri kullanılmalıdır. Kızartma, yüksek ısıda pişirme, kavurma gibi yöntemler kanser riskini artırdığı gibi besinlerin bütün vitaminlerini kaybetmesine neden olur.   

Beslenme ve Diyet doktorlarımızdan muayene randevusu almak için, 444 77 99 nolu telefondan arayabilir veya e-randevu hizmetimizden yararlanabilirsiniz.

YAKLAŞAN EĞİTİMLER

E-BÜLTEN

Gelişmelerden haberdar olmak için mail adresinizi bırakabilirsiniz.

İptal Et Kayıt Ol

İLETİŞİM FORMU

Central Hospital hakkında şikayet, görüş ve önerilerinizi bildirebilirsiniz.

b
x
a
r
e
d
c

Bize Ulaşın 444 77 99

Kocayol Cd. Kozyatağı Sk. No.5
Kozyatağı 34742 İSTANBUL

Copyright © 2017 Central Hospital Kozyatağı
Her Hakkı Saklıdır.