Hızlı Randevu

Hastane Randevu talebim için aranmak istiyorum.

Hastane Randevu

Hastane Randevu talebimi şimdi oluşturmak istiyorum. RANDEVU AL

"Ücretlendirme hakkında bilgi almak için
444 77 99 numaralı çağrı merkezimizi arayabilirsiniz"

Ergenlik Çağı Cinsel Sağlığı

Ergenlik çağı belirgin ve hızlı bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimlerin görüldüğü, çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir. Bu sürenin başlangıç, süre ve sonlanımı sosyal, kültürel ve bireysel olgunlaşma düzeyi ile ilgilidir.

 

Ergenlik çağı ruhsal gelişim özellikleri

 

Ergenlik çağı belirgin ve hızlı bedensel, ruhsal ve toplumsal gelişimelerin görüldüğü, çocukluktan erişkinliğe geçiş dönemidir. Bu sürenin başlangıç, süre ve sonlanımı sosyal, kültürel ve bireysel olgunlaşma düzeyi ile ilgilidir. Başlangıcın belirleyicisi pubertedir (ikincil seks özelliklerinin ortaya çıkışı). Normalde pubertenin başlama yaşı ve süresi iki cins arasında farklıdır. Kızlarda 8 - 18 yaş arası, erkeklerde 9 - 19 yaş arasında ikincil cinsiyet özelliklerinin (puberte) başladığı bilinmektedir. Bu süreç kızlarda erkeklerden 18 ay önce başlar. Ergenlik dönemini tanımlamada çeşitli araştırmacılar arasında görüş ayrılıkları söz konusudur. En yaygın tanımlamada ve kronolojik faktörler temel alındığında hayatın ikinci dekadını (10 - 20 yaş arası) içermekteyken; bazı araştırmacılar ise toplumsal - gelişimsel faktörleri tanımlama kriterlerine katarak, ergenliğin bitimini işe başlama, evlenme ve maddi bağımsızlık gibi faktörlere bağlamaktadırlar. Bu dönem, bilim insanlarının dışında filozoflar, edebiyatçılar ve sanatçıların da ilgisini çekmiştir. Örneğin Aristo M.Ö. 300 yılında bu dönemden 14 - 21 yaş arasında yer alan bir dönem olarak söz edip, şöyle tanımlanmıştır: "Gençler kişilik olarak arzularına kapılmaya ve bunları eyleme dökmeye hazırdırlar. Bedeni arzuları içinde en çok kapıldıkları cinsel arzulardır. Çok değişkendirler, arzuları ateşli olduğu kadar geçicidir. İster sevgi ister nefret duygusunda aşırıya kaçarlar." Schiller ve Goethe'nin de dahil olduğu bir edebiyat akımı (Strum und Drang), bu dönemi idealizmle dolu, eskiye isyan eden, kişisel duygu, ihtiras ve acının ifade edildiği bir dönem olarak tanımlamıştır. Ruhsal kuramları tanımlayanlardan Erikson, bu dönemin kişinin toplumsal yerini, mesleki konumunu ve cinsel kimliğini tanımlamaya, yerine oturtmaya çalıştığı bir dönem olduğunu belirtmiş, bu çabaya "kimlik bunalımı" adını vermiştir. Bu dönemden her ergenin geçtiği, ancak sağlıklı ergenlerin bu dönemi başarıyla atlatıp mesleki, ailevi ve toplumsal yerlerini kolaylıkla tamamladıklarına işaret etmiştir. Bu dönemin bazı bireylerde daha gürültülü olabileceği; bu bunalımın çoşkulu bir ırmağın yatağını bulması gibi olduğunu ve bu süre içinde ana - babadan bağımsızlaşma, toplumsal değerleri, erdemleri yeni baştan yaratma ve kendini bulma çabası olduğunu vurgulamıştır. Artık şu an pek çok araştırmacı ergenlik döneminde temelde aileden bağımsızlaşma mücadelesinin olduğunu, bunun sancılı bir süreç olabileceğini bilmektedir. Ancak önemli olan bu dönemde sağlıklı ergenliğe ait özellikleri ruhsal problemli ergenlerden ayırt etmektir. Bu dönemin zor ve sıkıntılı bir dönem olması demek, ergenlerin gösterdiği bütün ruhsal sıkıntıları "normal" kabul etmek demek değildir. Normal ergenlerde, ergenlik öncesi döneme oranla aileden uzaklaşma eğilimi, arkadaşlarla daha fazla vakit geçirme isteği, anne - babanın onu çocuk gibi algılayıp sürekli müdahale etmesine tepkili olma doğaldır. Ancak bu tepkiler ölçülü, daha çok tartışılarak daha fazla hak kazanmaya yönelikse, yıkıcı kural dışı eylemler söz konusu değilse, ergenliğin normal gidişi içinde değerlendirilir. Yine bu yaş grubunda beyin gelişimine paralel olarak, anne - babalarından farklı düşünme, farklı yaşam tarzı, farklı müzik ve giyimi tercih etmeleri normal gelişimin bir parçasıdır. Aileye mensubiyet duygusundan ziyade, onlarla benzeri düşünce tarzı ve beğenileri olan arkadaşları ile bir grubu oluştururlar ve grup mensubiyeti ön plana çıkar. Bu dönemde zaman zaman neşesizlik ve kaygı görülebilir ancak bu sürekli değildir ve hayatı kötü etkilememektedir. Eğer sürekliliği olup hayatı kötü etkilerse psikiyatrik yardım gerekebilir.   1-Erken Ergenlik (12 - 14 yaş arası)Pubertenin fizyolojik değişimleri ile başlayan bu faz, 2 yıl sürer. Bu fazda dürtü gücü yüksektir. Bu dönemdeki erkekler her türlü yoğun duygulanım sırasında ereksiyon yaşayabilir. (Hem cinsel, hem agresiv uyarana karşı).Bu devrede bedenin hızlı gelişim ve değişimin kontrol dışı olması, ergenlerde kontrol kaybı duygusu ve hatta ruhsal denge bozulması kaygısına yol açabilir. Ergenler bu durumun normal olup olmadığını merak edebilir. Ebeveyn bu durumdaki ergeni sıklıkla kaygılı ve "moody" olarak algılar. Uyku ve beslenme paternleri düzensizdir. Erkeklerin aktif erkeksi pozisyonundan kaçınma eğilimleri vardır. Genelde dağınık, açıksaçık konuşmalardan zevk alırlar. Kızlar ise yaşıtları erkeklere oranla daha gelişmiş olmanın verdiği haz ile pasif kadınsı arzularını geri planda bırakarak, erkeklere cazibeli görünmek ister, aktif biçimde onların peşine takılır ve geleneksel kadın imajından uzaklaşırlar. Yine de bu dönemde her iki cinsin temel arkadaşları kendi cinsinden arkadaşlarıdır. İlk kez ebeveynin otoritesi ile başetme gündeme gelir. Mastürbasyon artar. 2- Orta Faz (14 - 16 yaş)Puberte başladıktan 2 yıl sonra başlar. Bu period süresince önemli değişiklikler olur. Soyut düşünce kapasitesi gelişir. Çocukların oyuncakla oynadığı gibi ergen soyut düşünceleri ile oynar, ideolojik tartışmalara girer, farklı siyasi akımları savunur. Farklı dünya görüşlerini savunup tartışmaya girebilir.Kimlik arayışı içindedir ve özdeşim kuracağı bir model arar. Ebeveynin değer yargıları onlar için anlam taşımaktan çıkar. Yani kısaca içselleştirdiği ebeveyn figüründen ayrılarak, dış dünyaya yönelir. Kendi cinsinden özel bir arkadaş edinir. Bu daha çok benzeri özellikleri olan biridir. Bu ilişkide yaşanılan duygusal yoğunluk, ileride kurulacak karşı cins ilişkileri için bir yol ve provadır. Bu dönemde cinsellik sıklıkla fantezilerde yaşanır. Özellikle bu dönem erkekler arası geçici eşcinsel ilişkiler görülebilir, bu eşcinsellik anlamına gelmemektedir. 3- Üçüncü Dönem (16 - 19 yaş)4 yıl puberteden sonra başlar, 2 - 3 yıl sürer. Genç erişkin ilişki ve yaşantısı oturduktan sonra sona erer. Kuvvetli duyguların olduğu bir ilişki sona erdiğinde, yoğun acının yaşandığı dönemdir. Bu dönemlerdeki ilk aşk ya karşı cinsten ebeveyne benzer ya da tamamen farklı olur. Soyut düşünce iyice yerleşir, gelecek, evlilik, meslek seçimi ciddi düzeyde gündemde olur. Bağımsızlık pekişir. Blos bu dönemi "ikincil bireyselleşme" aşaması diye isimlendirmiştir.   Ergenlik döneminde psikiyatrik yardım gerektiren durumlar

 

1) Uzun süren ders başarısızlığı, konsantrasyon ve dikkat problemleri2) Sık görülen öfke nöbetleri3) Kural dışı eylemlerde bulunma (evden kaçma, okuldan kaçma, başkalarına zarar verme)4) Neşesizlik, mutsuzluk, boşluk duygusu5) Aşırı endişeli olma6) Aşırı bir biçimde beden imajı ile meşgul olma ve ağır diyet programlarında bulunma7) Alkol, madde kullanımı8) Uyku problemleri, uykuya dalmakta güçlük9) Enerjisizlik10) Eski işlev düzeyinde, ister insan ilişkileri, ister dersler ve hobilerde bariz değişmeler.

E-BÜLTEN

Gelişmelerden haberdar olmak için mail adresinizi bırakabilirsiniz.

İptal Et Kayıt Ol

İLETİŞİM FORMU

Central Hospital hakkında şikayet, görüş ve önerilerinizi bildirebilirsiniz.

b
x
a
r
e
d
c

Bize Ulaşın 444 77 99

Kocayol Cd. Kozyatağı Sk. No.5
Kozyatağı 34742 İSTANBUL

Copyright © 2017 Central Hospital Kozyatağı
Her Hakkı Saklıdır.